! ÜSTÜ KALSIN

OTUZ DÖRT BUÇUK (34.5) - AMACI OLMAYAN BİR BLOG SAYFASI

Pages

FAZLASINI İSTEMİYORUZ ! ÜSTÜ KALSIN ... AZIICCIK SENİ ANLATAN BİR BLOG SAYFASI ...


- Çayımı içerken bisküvi çaya batırınca cayın içinde fazla tutulup çayın içine düşmesi.

- Daha az kumaş kullanıldığı halde bebek kıyafetlerinin yetişkin kıyafetlerinden iki kat pahalı olması.

- Zeytin yağına çok batırılan zeytinlerden üç tanesini tabağıma aldığımda o çatalın bir türlü zeytine saplanmaması.

- Donumun popomun arasına kaçması veya taşaklarıma yapışması.

- Otobüslerde yaşlılara yer vermemek için uyuyan gençlerden.

-emo,entel dantel diye kendine isim verip. her biri kalıptan çıkmış gibi giyinen,konuşan ve bu yaptıklarını , götünden bir felsefeye dayandıran zavallı gençlere,

-Büyük abdestimi yaptıktan sonra tuvalette tuvalet kağıdının olmadığının fark edilmesi.

- Elimde kumanda aletiyle uyurken kumanda aletinin elimden kayıp büyük bir gürültüyle yere düşmesini ya da aradığı kanalı bulmasına rağmen halen kumandayı elinden bırakmayan misafirleri ,

- Çerez tabağında önce badem ve fındıkları ayıklayanları

- Ceket almaya gittiğimde üstüme iki beden büyük ceketi giydirdikten sonra "Bu size tam uydu, üstünüze göre" diyen tezgahtarın beni salak yerine koyması.

- Tatil beldelerinde telli felli adamların kumaş şort altına çorap ve sandalet giymesi.

- Denizden cıkarken şortun yapışmasını

- Kağıtları buruşturup buruşturup top haline getirdikten sonra milletin içinde çöp sepetine attığımda isabet ettiremeyip karizmamın çizilmesi.

-Düğünlerde kız kıza dans edilmesi.

- Damacanadan küçük şişeye su boşaltırken "culup culup" ettiğinde onun sayısının tutturamayıp küçük şiseden suların etrafa fışkırması.

- Gözleri çekik olmayan Çinlilerden.

- Lokantalarda çorbanın yanında yeteri kadar ekmek verilmemesi.

- Fenerbahçe'nin Avrupa macerasının erken sona ermesi.

- Sinemada patlamış mısır yerken o patlamış mısırın dişinin arasına sıkışıp filmi zehir etmesi.

- Yağmurlu günde , şerefsiz bir sürücünün yolda arabasıyla geçerken su sıçratmasına

- Yemek siparişi verdiğimde önceden bitireğim diye meşrubatın daha önceden getirilip yemek sırasında bir tane daha meşrubat ısmarlatılamsı.

- Girişimcinin girişime, girişmekten korkması.

- Evde tatlı tatlı kabak çekirdeğini çitlerken o çekirdeklerden birinin acı çıkıp bütün günümü ağzımın tadını bozarak altüst etmesi

-Sözümün önemsiz bir şey yüzünden piç edilip kesilmesi, sonra hadi nerde kalmıştın anlat diye bana ısrar edilmesinden

- Evden çıkarken anamın elime zorla bir çöp poşeti tutuşturması.

- Resmi tatillerin haftasonuna denk gelmesi

-Yaşlıların elinin öpülmemesi.

- Alışverişte kıyafet denedikten sonra saçlarımın bozulması

-Nefret ettiği üç şeyi sayıcam diye söze başlayıp sonradan bokunu çıkaranları :)))


İŞTE BEN BUNLARDAN NEFRET EDİYORUM aynı Yahşi Cazibe'deki Hulisi Bey AMca gibi ...



Yüzonsekizzzz onsekizzzzzzzzzzzzzz,,,dınııımmm, dindannn, seni gidi dingon!
Yüzonsekiz seksennn oyy seksennnnn, sekerek seni bi dürtsem !!!

Televizyon reklamlarında,bilbordlarda,metro ve metrobüs turnikelerinde bilmem bi dünya yerde hep bu rehberlik hizmetlerinin reklamlarını görmeye başladık.Kitlesel iletişim araçlarının tümünü kullanıyor bu mendeburlar! Kendilerini akıllı sanan bu şirketlerin reklam ve tanıtım bilmem ne departmanları size sesleniyorum ! MAL'sınız lan siz ! Kendini akıllı sanan gerzeklersiniz.
Zihinlerimizin içine zıçtınız lan! Her reklamda sizi görüyoruz. Görsek hadi neyse madem reklam yapıyorsun müzik unsurunu bu kadar ağır neden kullanıyorsun? Şimdi kullanmasan neyse hadi kullandın malak! Ruh sağlığımızı bozmayı ilke edinerek kısa kodlu numaraları neden sürekli tekrar ettiriyorsun hem de iğrenç bir müzik eşliğinde. Balık Ayhan'ı ,dansözü,cümbüşçüsü derken meyhaneye çevirdiniz lan zaten kirlenmeye meyil etmiş tv ekranlarını.

Biliyor ki bu sikkopatlar reklamın ana unsuru müzik olursa istenilen mesajı kitleye daha hızlı benimsetiriz! Yooookkkkk öyle birşey ! Siz böyle düşünerek zaman kaybediyorsunuz gidin de kötünüze bi parmak atın o boşa harcadığınız beyhude zamanlarda ! Hem de kendinizi o sanatsal değer kattığınız!!! Müziğin eşiğinde barmaklayın.
Reklam yapıp kendinizi bize sevdirmeye çalışcaksınız sandınız ama BİZ SİZDEN NEFRET EDİYORUZ !!!

Kandırmacanın ,aldatmanın bini bir para. 118'in yeni numarası neydi Birsen ? diyerek Kendi özel şirketinin reklamını yapıyorsun! Yedik biz de bunu dime?
Bi kere arkadaşlar 118 Türk Telekomun (asist grubunun) numarasıdır. Diğerleri kendini Telekomun yerine kandırmacalarla koymaya çalışıyorlar inanmayın. Siz hazır inanmazken 11818'e de inanmayın! ve bilimum diğer şirketlere de ... Adamlar kendi aralarında bile uzlaşamıyorlar birbirlerini gümletmeye çalışıyorlar. Kim peki diğerleri ; 11824 vss .. diğerleri bizim bildiğimiz 3 büyük operatöre ait olan 11832-11842-11855'e bunlara da itibar etmeyiniz. Hepsi bir şekilde numaralarınızın üzerinden kar sağlayan şirket gruplarıdır. BTK( Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ) tarafından rehberlik hizmetinin rekabete açılmasından ardından Rehberlik Hizmeti İşletmecileri adı altında 27.08.2007 tarihinden bu yana yaklaşık 8 firmaya yetki verildi. Bu 8 firmadan o günden bu güne bizi düdüklemeye ve müzik eşliğinde ruh halimizi bozmaya devam etmektedir.
Aradığınızda 1 dk'sı için ortalama vergiler dahil 1,20 kruş gibi bir ücret alınmaktadır. Bu rakam ise sadece 1 dakkikalık görüşmenin ücretidir. Görüşmeniz o veya bu sebeplerden birkaç dakkika zaten uzatılmaktadır. Farkında olmadan fena soyuluyoruz. Demem o ki çoookk acil durumlarınız dışında aramayın bu numaraları kendinizi düşünmüyorsanız cebinizi (paranızı düşünün sokağa atmayın) daha ve daha önemlisi onlara bu paraları kazandırarak bize darbuka eşliğinde 11880,11818 vss ... bilmem ne diye daha boktan reklamlar çekmesi için sermaye edindirip fırsat vermeyelim.

Sabah kalktığımızda besmele yerine , aklımıza 118 sart zurtun numarası geliyorsa bir sorun vardır arkadaşlar bu işte! Amaçları bu! Onlar için herşey para pul. Senin ve ailenin ruh sağlığı ,tv keyfin,psikolojik durumun, aklına gelebilecek senin için öenmli olan değerler onlar için değersiz bunu iyi bilesiniz!

Bu yazıyı buraya kadar okuduysan ? Sana helal olsun gerçekten.Demek ki sen duyarlı bir TC vatandaşısın. Kendini ve sevdiklerini düşünüyorsun. Teşekkürler koyun olmadığın için.

Peki ben neden? Bu yazıyı bu kadar uzatarak kötümü yırtarak size içimi döküyorum ? Sebebi şudur : yukarı da da ifade ettiğim gibi , artık biliç altımız kapitalist zihniyetin bi sikkkeee yaramayan ucuz numaralarıyla kirletilmektedir. Bizleri salak yerlerine koymalarına kızıyorum. yüzonsekiz seksen diye heceleyerek müzik eşliğinde söylemeleri ve bi boka yaramayan sloganlarıyla insanlara şu mesajı veriyorlar ?
Bakın siz bizim müşterimiz olacaksınız, ama siz biraz salaksınız bu tanıtacağımız numarayı ezberlemede zorluk çekeceksiniz,biz size yardımcı olacağız çünkü siz MAL'sınız ! (altı üstü 4 hane lan bu numara ! senin kıt zekalı reklam müdürün ezberliyorsa herkes bilir iki gün sonra )

Şimdi ben böyle ağır gibi bir üslubla eleştiriyom ya bunları ? Bana dava açsın o sikkoopatlar bana .Ben de tırsıyım onlardan. Beni ibret olsun diye suskun ,masum vatandaşlara ; habire çektiği yeni reklam filimlerinde darbuka eşliğinde kıvırarak oynatsınlar! Sonra ekranı tam karşıma alarak, saf yurdum insanına heceleyerek 118 bilmem ne diye yavaşşş yavaşşşş söyleyeyim. Hepsini hipnoz edeyimde bi daha kendine gelemesinler! Koyun vatandaşların ceblerine ve en önelisi zihinlerine ulaşıyım. Darmadağan edeyim gencecik beyinleri ! Ulann dava açsanız bana, bu sözlerin daha da ağırını mahkeme de söylemeyen papi'yi ziksiiinn cümle alem!
OOfff nasıl daral geldi bana ! Bunların lafını etmek zihnimde ve iç organlarımda tahribat yapıyor! Durun azcık nefes alimm...
Nefesimi aldımm geldim. Neyse uzun lafı kısası bu müzik eşliğinde ki iğrenç reklamlara artık bir son verilmesini bir duyarlı tüketici olarak rica ediyorum, artık zihinlerimizi daha fazla kirleterek çöplüğe çevirmenizi istemiyorum(z).

Böyle reklamlara devam ettiğiniz sürece sizi seveceğimiz sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Sizden daha da NEFRET ediyoruz!!!
Reklamın iyisi kötüsü olmaz diyerek; bu sözlerin devamının daha da ağır üsluplarla başka potansiyel müşterilerinizde de gelmesini istiyorsanız buyurun devam edin! Zaten tüm tv kanalları sizin tekelinizde. İnsanlık namına kendinize bi çekin düzen verin lütfen yaa! İnsanolun lan azcııkkk ,birazcık ! Bizim değerlerimizde sağlığımızı da dikkate almanızı istiyorum sadece.
Söyleyin sikkooopatlar haydi çekinmeyin söyleyin ;
SİZ DEN ÇOK ŞEY Mİ İSTİYORUZ ???














WATER CLOSET = WC


34 buçuk (otuzdortbucuk) adlı bu güzel sayfanın yeni yazarıyım ben. Herkese selamlar arkadaşlar!
Çok yoğun istek üzerine buraya gelmiş bulunmaktayım. Blog sahibi , burda yazmam için çok yalvardı ,yakardı ! Sensiz olmaz papi dedi nolur gel felan deyince bende kalktım geldim. Yoksa siktir ederdim! Zaten blog evreninde ünlü bir yazarım ne gerek var derdim. Bloğun sahibi yaşça büyük sevdiğimiz bir abimiz olduğundan kıramadım. O yüzden burdayım bundan sonra sikseniz bile başka yere gitmem :))

Bu bloğda yazmamın sebebini söylim size ? Sonra konuya geçicem! Bu aynı zamanda açılış konuşmam olsun. Yazacağım çok şey olacağından bir daha konuşma yapmayacağım.
Burda özğürce yazabilcem bu benim gibi argoyu fazla abartan insanlar için önemli. Sonra ki sebebim bu blog 6 aya kalmaz hit bloglar arasında yer alacağına dair blog sahibinden kesin bilgiler aldım. Bu nedenle erkenden rezervasyon yaptılar bana. Laf aramızda özgürce yazılarını yazmak isteyen kalemine güvenen yazar arkadaşlar aranmaktaymış ilgililer mail atabilirler.

Neyse bunları geçtim! Gelelim ilk yazımın konusuna ? konu ; '' WC '' başka konu mu bulamadın papi diyebilirsiniz ama kaçımız wc nin kelime anlamını biliyoruz? Açılımı nedir bu w ile c 'nin ? Hiç düşündük mü? Aranızda bilenler olabilir mutlaka herkes benim gibi cahil olmayabilir! Sonradan görme bir insan olarak anlamını geçen ay öğrendim. Oda şöyle oldu : Tranvayda iki salak sarışın konuşuyorlar (harbi salaklar hea. diğer sarışınlar üzerine alınmasın) benimde canım sıkılıyor sürekli bunları dinliyorum. Napim başka karı yok yakınlarımda. Bende çok ibneyim heaa :))
Neyse bunlar yol kenarında ki ''WC'' tabelasını gördü. Biraz daha güzel olanı yanındakine dedi ki : Bunun kelime anlamı ne biliyor musun? yok dedi ! diğeri daha çirkin olan ise bn biliyorum ayy dilimin ucunda diye lafı çevirdi durdu!Halbu ki bi sik bildiği yok. Neyse bunlar kıvranıyolar bulacağız diye. Bunlara bakarken beni aldı bir gülme ! Hatunlar anladı , başladık karşılıklı gülüşmeye. Dedim bunlar nerde inerse bende orda incem. Kızlara kanım bi fokurdamaya başladı. Cinsel dürtülerim bi tavan yaptı derken ben muhabetlere katılmak için wc'nin anlamını şakaya vurarak söylemek için lafa girdim.
(ilk yazı için fazla oldu ya !) devamı gelecek papiler ...





insan olun insan !!!

2 Comments yazan ve oynayan; fuzuli 17 Aralık 2010 gunlerden; 12/17/2010


Arkadaş, şimdi biz erkekler, karşı cinsimizin gözünde çeşitli sınıflara ayrılıyoruz! Bu sınıflara girmeyecem çünkü yeterli bilgi birikime sahip birisi olarak yeterince veriye sahibim. Yok yakışıklı ama salak, yok zeki ama çirkin, aklı fikri şeyinde, iki lafı bir araya getiremeyen, utangaç ama sevimli, ne istediğini bilmeyen vs. vs. diye uzar bu liste. Ama kimse de kalkıp; ya arkadaş, bu erkekler ne ister? erkeğin kalbine giden yol hangi virajlardan dolaşır diye soran eden yok!! Ben şimdi, sessiz erkek kalabalığının sesi olmak için dedim başlayayım yazmaya!!!

Bir kere, bu hatun milleti çok zeki ilk olarak.. Ben açıkcası korkuyorum bu zekiliklerinden. Zeki de ne kelime! Çakal bunlar çakal.. Hatun dediğin, bir ilişkiyi sonlandırmadan mutlaka gerekli alt yapısını yapar, kendisini sağlama alır. Saf erkeğimiz de, "ühüü ühhüü terketti beniii" diyerek içki masalarında heder eder kendini. Dolayısı ile, erkek ilk olarak içten pazarlıklı olmayan, doğal hanım kız ister kendisine.

İkincisi; bu hatun milleti güzel görünecem diye çok kasar kendisini. Yok giyim kuşamdı, yok makyajdı kuaförüydü derken kendisini çok kaptırır. Belki gerçekten yerinde hamlelerle güzelliğine güzellik katar. Her girdiği ortamda ilgi odağı olur ama bu oyuna kendisini fazla kaptırır.. Yanında bizim salak oğlanla beraber gittiği mekanlarda, kendisine pür dikkat kesilen sırtlan erkek kesimine gülücükler dağıtır.. Sonrası yine "ühhüü ühhü diye ağlanan gariban oğlan" sendromu.. Ya da; ne bakıyosun lan benim yanımdaki hatuna diye ortalığı yıkan vahşi kaplan.. Her halukarda bir tatsızlık var... Erkek doğal olmayı başarabilen sade güzellik ister.. Boşuna boyamayın yüzünüzü gözünüzü derim ben!!

Sürekli dedikodu yapmak, hanım kızımızın doğasında var ama, arkadaşlarının sevgilisi ile söylediği şeylerden etkilenip etkilenmemek senin elinde kızım!! Kalkıp, ayyy Sudegül sevgilim için şöyle şöyle dedi diye elemanı arka plana atmak da ne oluyor!! Kendin ol, seviyorsan bırakma garibimi.. Erkek, kendi kararlarını kendi veren, gerçekten seven dişi ister yanında vesselam!!

Ha bu arada, yok benim amacım gönül eğlendirmek diyen erkek ve dişi kardeşlerim.. Sizlere diyecek sözüm zaten yok.. Siz doğru bildiğiniz yoldan devam edin.. Hayat size güzel zaten : )) Ama unutmayın, gün olur devran döner.. Bir gün hiç ummadığınız birisine aşık olur kalırsınız.. Sürüm sürüm sürünürsünüz inşallahh !!!



 off ulan off bii içesim bir de kendimden  geçesim var ki sormayın!  
Alıp basımı bir yerlere gidemiyorum !  bari bu gece içerek kendimden gideyim beaa ustam! Hem bu sayede daha hızlı yol alırım gıdecegım yere.
Vur kadehe haydi vurr bizim oglan ! götürr arkandan aglar sonra!
Gece uzun, ise yaramaz arkadasim birazz  usuldan git! Mezeler bitti hayvan yavass yea bıraz! heeaa unutmadan içkiyi de agzinla iç ! Geçen sefer ki gibi kıçınla içmeye kalkısırsan, keserim o dööttünüü !
söylede  bizim dıger oglana ;

GELIRKEN BIR 70'LIK ALSIN  !  MAKSAT BASIMIZDA BIR BUYUK BULUNSUN ...
yoksa kaybedeyecegiz yıne kendimizi bu miskin dertlerin arasinda !!!  
senn benim en hass arkadasimsin! Dünya bır yana sen bır yana! Sevıyorum lann ! Yapılır mı lan bu ? Benim gıbı adama !!!
Verr verr fondip yapicam yinee!
neyse ben bii wc'ye gıdıyorum gelırım bırazdan,
abi wc'demısın halen,
abıı, ordamısın ???
yıne bokunu cıkardın lann!
gidis o gidissss...
 








LAN ARKADAS ! Adamlar ne dizi yapmislar! Dizinin önceki serilerini bilmesen bile otur baglan bir yerinden keyifle izle! Begeniyle izledigim bir dizidir. Kendıme sureklı ıtınayla tavsıye ederım. Hele ki o replikleri kim yaziyorsa o sahsiyetleri alnindan bir bir opmeli. (Aynı ben gıbı yazıyorlar, yoksa bundan dolayı mı çok sevıyorum ben bu dızıyı kım bılır ! )
Gezine kactiklarim iyi is cikariyorlar. Sadece replik'te degil kurgu da çok guzel islıyor, hıcbır malzeme ısraf edılmıyor! Ufacık bır kare dahı goruyorsan bu dızıde sen unutsan bile onlar unutmuyor en küçük kareler bile cuk diye gedigine oturuyor.
Canin mi sikildi aç internetten tekrar tekrar izle (tabı kı fazla kotan varsa ! yoksa ulvıden temin de edebilirsin )
Sikintiya,kedere geçicıde olsa birebir bu dizi. Goruntusunu gormesem bile sirf bu ikili diyalogları duyabılmek icin tv'nın sesının desıbelını siddetle artırıyorum.
Dilerim ki bu dizinin tadi hiç kaçmaz bizde keyifle izlerukk! Burda kı malzemelerden çok da güzelbir film çıkar hanı! (fılm gibi bir dizi yaniii ) Ileride bekliyorum böyle bi tesebbüs! Neden olmasin deymi ? blogunu izledigim???

Iste bu muhtesem dizinin en guzel veya benim aklimda kalan en ıyı diyebilecegim repliklerinden seçmeler ;

Dün kalp kapakçığımı çevirdim altından bedava çıktı
MoLotof KokteyLim
İhraç fazLam...
Günaydın çapağım..
İhtiyaç dahiLim..
Piknik sepetim
HızLı ve öfkeLim..
AsFaLt gözLüm
Karışık CD'm
İkiz kuLem
Süpriz Yumurtam
MenkuL kıymetLim..
GeLişi GüzeLim ..
Gamzelerine dolgu yaptığım ..
Yavru vatanım
Kesilmiş çayırım
Bahar ferahlığım
Dağ esintim
Bitmis derem
Gönlümün otoparkı
Evlilik provam
11 asrın sultanı
Mihenk taşım
Görgü tanığım
Asma yaprağımm
Tek dişi kalmış şarjım
Havalı pervanem
Denize Sıfırım
Can Havlim


Şirke ortak koŞuyorsun !
Desibelim
Emniyet Şeridim
Olay yeri şahidim
Genzine Kaçtığım
Üst Geçidim
Baz istasyonum
Kalorifer Peteğim
Limitsiz internetim
Sevgili Günlüğüm
Göğüs Kafesim
Kabuklum
Bağ Bozumum
Torpido Gözüm
Tropikal meyvem
msn iletim
word dosyam
Gece Sohbetim
Kol Böreğim :xD :xD
Şifasız kaplıca
"Kırarım DNA şifreni, gelecek nesillere aktaramazsın"
"Görgüsüz tanık"
ben seni yavaş yavaş bırakayım debriyajım
bana sıfatını tamlatma ulvi
Mutluluğumun resmi içeceği
Gamzesine DOLGU yaptığım
Merak etme atardamarım, ben toplar gömerim
Sorma sektör dışım
Aşkımın SELF-SERVİSİ
Ağızda dağılmayan Ulvi
Yardım etsene yataklığım
Su yüzüne çıkmamış gerçeğim
huysuz tümörüm
Asabım firarda
Kahya beyaz atımı hazırla aile bağları arası yolculuğa çıkıyorum
iğne deliğinden girer, senin içinden çıkarım
MARJİNAL FAYDASIZ OĞLUM
baz istasyonum
Gönlümün reçetesi
dövize endeksli çapraz kurum
toprak mahsülüm
ÜST GEÇİDİM
Alırım o dilini sezaryen ile
şimdi ben onu çapraz yan bağlarım
sela okununca namaza duran ulvi
televizyon renklı çeksin dıye anteni boyayan ulvi
OKUL NUMARASINI UNUTUNCA 11880 ARAYAN ULVİ
kilometeresi değiştirilmiş ulvi
otobüse binipte öndeki taksiyi takip et diyen ulvi
cenaze namazında ettehıyyatü ye oturan ulvi
tuvalete girince ne yapicagini unutan ulvii
rüyasında gördüğü aksakallı dedeyi nenesine ayarlamaya çalışan ulvi.
polisten kaçıp karakola sığınan ulvi
dilenciden para üstü isteyen ulvi
elinde çift okey varken okey bekleyen ulvii
112' yi ödemeLi arayan uLvi
hava almak için hava alanına giden ulvi
Sana derinlemesine nüfuz ederim bak
Kızla aynı sınıftayız ama aramızda sınıf farkı var
Dış basında ses getiremeyen Ulvi
Yok denecek kadar az Ulvi
Andropoz olacam diye yanlışlıkla menopoz olan Ulvi
Kefilsiz Ulvi. Düşük vadeli Ulvi
Güneş enerjisiyle çalışan Ulvi
Gazını kaçırırım Ulvi
Lan belediyenin verdiği yetkiye dayanamayan Ulvi
Sezon sonu Ulvi
Düşmeme mücadelesi veren Ulvi
Sıfır beş ucu olupta vermeyen Ulvi
Abdest alırken önce ayaklarını yıkayan Ulvi




Aktarmalı bir uçakla binbir millet seyahat ediyormuş,keyifer iyi,muhabbet zirvedeymiş.

Rus, İranlı, Hollandalı ve Türk, laylaylom gidiyorlarmış.

Rus her konuşmasında Rus KGB sinin çok iyi çalıştığını herşeyden haberdar olduğunu çok iyi ajanlarının olduğunu anlatarak yolculuğu iyice sıkmış.

Uçak rotasını takip ederek giderken İngiltere'nin üstünden geçiyor. İngiliz şöyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyor:
- Arkadaşlar,burası benim memleketim İngiltere. Bizim biramız acayip meşhurdur, şahane biralar üretiriz, içmelere doyamazsınız.

İngiltere bitiyor, Fransa'nın üstünden geçerken Fransız lafa başlıyor:
- Burası da Fransa. Bizim kızlarımız meşhurdur, öpmelere kıyamazsın.

Derken Almanya'ya geliyor uçak, Alman bi iç çekiyor:
- Hey gidi memleket diyor. Biz bi arabalar üretiriz, binmelere kıyamazsınız.

Sonra Hollanda'nın üzerinden geçerken Hollandalı bakıyor şöyle bi aşağıya:
- Burası da Hollanda diyor. Ah o güzel evler, bizim evlerimiz meşhurdur...

Uçak geçiyor Rusya'ya sonra (nasıl bi rotaysa artık) Rus bakıyor aşağıya:
- Bizim KGB miz meşhurdur. Dünyada sinek havalansa haberdardır.

Sonra İran'a dönüyor uçak. İranlı bakıyor şöyle bi göz süzerek:
- Abiler burası da İran bizim de halımız meşhurdur, yumuşacıktır..

Geldik Türkiye'ye... Türk sinirli muhabbetten....mına koyim bakıyor aşağıya, düşün düşün nerden başlasam ki (o kadar çok meşhur şeyimiz var ki en orijinalini söylemeliyim diye) Sonra başlıyor anlatmaya :

- Arkadaşlar burası Türkiye. Bizim delikanlımız çok meşhurdur...
Öyle ki; alır Fransız'ın kızını, içer İngiliz'in birasını, atar Almanın arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İranlının halısında çatır çatır şapar. KGB nin de bi sikimden  haberi olmaz.

O ŞİMDİ KARARSIZ

3 Comments yazan ve oynayan; gazozz 26 Şubat 2010 gunlerden; 2/26/2010


Kararsız kamber derler adıma. Karanlığa hep küfür ederim! Karanlığa Küfür edeceğine bir ışık yak diyene çok kızarım. Alışmışım miskinliğe bir kere ! kararsızlığı işten sayarım.
Ne bir gün bir olaya bodoslama daldım ne de çok ani bir karar aldım. Ben düşünüp taşınana kadar fırsatları hep ardımda bıraktım. Ben de isterdim hızlı karar alıp eyleme geçmeyi ama olmuyor beceremiyorum işte! Önce olayı bir ölçücem tartıcam,artısını eksisini hesaplayıp yevmiye kaydını alcam derken kararsızlığım işte bu safhada tam kıvamına geliyor. İşte bende onun en çok bu halini seviyorum. Hayatımla ilgili önemli kararları benim yerime alacak biri olsa keşke. Taşıyıcı tuttucam bu gidişle düşüncelerime...
Doğmamış çoçuğa çok iyi don biçerim ama nedense gözümün önünden akıp gideni görmezden gelirim! İnsan yapacak dedim mi yapmalı arkadaş! Şu kararsızlığı alıp bir daha dönmemek üzere en zifiri karanlık köşelere gömmeli.
En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir derler her zaman ama ben yine de korkuyorum yanlış bir karar almaktan.
En basitti blogda yazsam mı? yazmasam mı? Ne yazsam derken tam 1 ay oldu bir kelime yazamadım anlayın işte ben o kadar güdümsüz ve kararsızım!!!
Kafamda bim bir farklı düşünce var ama ben bir tanesini bile henüz uygulayamadım. Düşündüm taşındım da ben galiba ''Mal'ım'' !!! Fikirlerimi satamayacak kadar malına ihanet eden bir tücarım. Galiba kırk kez kendime malmısın olum sen bir kararın ucundan tut da bir frekansda dur diye diye alıcılarımla oynadım. Yadsınmaz bir gerçektir kararsızlık o her zaman tam bir baş belasıdır. Karar defterine adımı kararsız olarak yazılması son vaziyetim olacaktır...
Neyse bu yazı sadece kendime bir sitemdir! İçimden geçenlerin dışarıya yansımasıdır.
Burda gördüğünüz herşey bir hayal ürünü olup, blog yazarının kendi içindeki sesinin bir bant kaydıdır! Aradığınız kişiye ise şu an ulaşılamıyor!
'' O şimdi kararsızdır '' ...

GÖTÜM DONUYOR

4 Comments yazan ve oynayan; Gazozz 27 Ocak 2010 gunlerden; 1/27/2010



Üşüyorummmm, Götüm donuyoorr, dişimi dişime vuruyorum soğuktan,  tüylerim diken diken oldu, ürperdimm, ya böyle bir durumda daha hangi cümleler telafuz ediliyorsa işte ben ondan oldum  !!! WC'ye gitcem altan soğuk alcam diye korkuyorum. Üstüme kaçırmazsam iyidir!   Neyse bu yayınladığım garı gız resimleri gözüme çarptıda içim ısındı biraz ama bunlara bakmakta yetmez! İçimi ısıtacak, buzumu eritecek sıcak bir dokunuşa ihtiyacım var. Bu garıları tanıyan bilen varsa insaniyet namına bana haber versin, yoksa donup bir köşede haberlere konu olcam :((



 
Haydi kızlar eller havaya. Durmakk yokk,  haydii hep birlikteee ...
Şimdi sizin yanınızda kızgın kumlarda güneşlenmek isterdim. Arta kalan zamanda sörf yapardık her şekilde :))
Üşüüyorumm ben,
donuyorummmmm.
Kanım dondu.
Burnumu sümküremiyorum artık soğuktan delikleri tıkandı.
Hava ayaz mı ayaz ellerim şeyimde. bir hayal kurmuşum her türlü gideri var zihnimde.
ama içim ürperiyor yine de,
ya bu kızlar bu gece yanıma gelmezse ?

çocuğumu keserim !!!

0 Comments yazan ve oynayan; fuzuli 25 Ocak 2010 gunlerden; 1/25/2010


Bize özgü, "niyetinde ciddilik" göstergesi olarak kullanılan ilginç bir deyim. Elbette bu sözü söyleyen öz çocuğunu kalkıp kesmeyecek olmaz ise olmaz dediği şey gerçekleşmeyince.. Bu, ne kadar mizaha yatkın olduğumuzu gösteren ince bir nüanstır sadece..

* Galatasaray yönetimi, eğer Herry Kewell'ı gönderirseniz, çocuğumu keserim çocuğumu beee !!!

Hem örnek bir kullanımı sizinle paylaşmış oldum hem de içimdeki haklı isyanı bir şekilde dışa yansıtarak bir nebze olsun rahatlamaya çalıştım..

Aman ha bizi izlemeye devam edin, yoksa çocuğumu keserim !! Yaparım biliyorsunuz : ))

ALAYINA KIZIYORUM !!!

2 Comments yazan ve oynayan; gazozz 18 Ocak 2010 gunlerden; 1/18/2010

Bende kaşıntı yapan çok fena hareketleri acilen paylaşmak istiyorum. Neden olduğunu içimi döktükten sonra anlatırım! Biraz uzun olacak yazım bu seferlik idare edin! Sıkılmadan okuyacağınızı düşünüyorum! Sıkılırım diyorsan da nappim okuma arkadaşım !!! Okumaya niyetlenenler insanlar için bi aradan çekilin!
Durun hemen Başlıyor lolooo looo loyyyy ...

1) Kaldırımda,üst geçitte,çarşıda pazarda vss kol kola girip yürüyen bayanlara acayip sinir olurum.

(İkişerli veya üçerli yaparak kollarını birbirlerine hiç ayrılmayacak gibi kenetleyen, dünden kalma dedikodularına bu kalabalık ortamlarda devam ederek salına salına yürümeleri! Arkasındaki insanları hiçe sayarak ve hiçbir şekilde onlara yürüme hakkı tanımayı düşünmemelerine şaşırıyorum haliyle kızıyorum.)

2) Minibüs şöförlerinin ağır abi modunda araç sürmelerinden dolayı gidilesi yere geç kalmak!Minibüsün kapısını kapanmayacak dereceye getirene kadar yolcu almak ve bu eylemi sürekli haklı göstermek!

(Balık istifi gibi olurda araç kimin eli kimin cebindedir. Şöför için dikiz aynasından araç hep boştur! Nasıl bir aynaysa boş tarafını gösteriyor. Arka koltuk çoktan 4 den fazla olmuştur ama adetten her durakta yine durulur.)

3)Metro,Metrobüs,Tranvay gibi araçlarda vasıtaya bodoslama atlayarak binmek. Araçtan inen insanlara yol vermeyip hatta onları iteleyerek! direk boş koltuk kapma mücadelesi vermek.

(Bea hayvanat bırak insanlar bir insin sonrada sen bin değil mi?Herkese yetecek kadar yer var araçta.Hem oturarak gidince boyunmu uzuyor? Madalya mı takıyolar bir yerine! Bu yüzden beklerim hep ki bizler hep ihtiyacı olana yer veren insanlarız oturamayız zaten uzun süre, bünye alışmamış bir kere...)

4) Kriz istismarı yapan işverenler! Üç kuruş maaşa bir kamyon iş bekleyen ve hiç bir türlü tatmin olmayan, canını alsa bile bir yandan ruhuna sahip olmak isteyen, nalet olası para babaları !!! Size acayip uyuz oluyorum!

(Parantez açıp bu insanlara söylenesi ifadelerim sadece onlara iltifat olur! Bu yüzden yorum yapmıycam bu konuda! )

5) İş görüşmesinden sonra geri bildirimin yapılmaması veya çok geç yapılması!

(İş görüşmesine gidersin, iki dirhem bir çekirdek hazırlanırsın bir gün önceden heycan başgösterir.Düşersin yollara gidersin erkenden,görüşme biter döncez sana der insan kaynakları bilmem necisi ama yalan saygısız herifler bir türlü dönmezler. Telefonu geçtim bir mail at bari mübarek insan! İşsizlik sayısının hızla arması bunların egolarını tavan yaptırıyor! Ayağınızı denk alın yada adam gibi işinizi yapın! )

6) Dilenen, duygu sömürüsü yapanlara! gerçekten ihtiyacı olan insanlara yardım yapılmasına köstek olan şeref fukarası insanları kınıyorum!

( kadın dileniyor,duva ediyoor yakına yakına. ''şöyle olsun,böyle olsun ''diye duva ediyordu.Geçerken ''amin'' dedim. Suratıma baktı demez mi ? ''amin diycene para ver!''dedi. Yuhh dedim verecek olsan da vermezsin o saatten sonra zaten. Ki o an benden daha fazla para cebinde yoksa adımı değiştiririm! Olan evine ekmek götüremeyen mecburen avuç açan insanımıza oluyor asıl ona kızıyorum ya!!!

7) Söz verip sözünde durmayanlara. Söz vermeyi alışkanlık haline getirip söz vermeyi başka birşey vermek sananlara çok kızıyorum !

( Söz ağızdan çıkmadan önce düşün taşın, Bir söz veriyorsan da arkasında dur. Bu her olay için, heryerde,her durumda geçerlidir. Söz vermeden önce iki düşün bir söyle )

8) Maksadını aşan yalanlardan ve yalancı insanlardan nefret ediyorum.

9)Kendini olduğundan farklı göstermeye çalışan sahte kimlik taşıyan ruhlara, gösteriş budalalarına uyuzun kralını oluyorum aynı zamanda da tiksiniyorum alayından.

(Mevlana gibi mübarek insan boşa söylememiş ta yıllar öncesinden ''Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol diye'' sen yine bildiğini okumaya devam et, kim vurduya gittiğinde kimliğini bile tespit edemeyecekler böyle giderse benden söylemesi :) )

10) Kararsız kalmaktan acayip tırsıyorum!, İkilem halinde bulunmaktan tedirgin oluyorum. (Mıknatıs gibi çekiyor beni kendine. Karar almakta zorlandığım zaman dilimlerinden çabucak çıkmak istiyorum. Acele karar alıp mutsuz olmak fikririn varlığından uyuz oluyorum.

İki şey arasında kalmak ve İki önemli karardan en önemlisini seçmeyi denerken deneyip yanılıyorum ya birde ona kızıyorum.)

11) Çaresiz kalmaktan ürküyorum! Yahut çaresiz kalan sevdiğim birine yardımcı olamamak beni oda çok uyuz ediyor.

(Allah kimseyi çaresiz bırakmasın çok kötü bir durumdur! Çaresizlerin çaresi sensin yarabbim!)

12) Dedikodu yapan ve dedikoduya meyilli kadınları sevmiyorum!

Haliyle uyuzum onlara da !

(Dedikodu krizin geldiyse de bu işi bir adabıyla yap! Felaketlere sebep olma,günaha başkalarını alet etme! Yiyorsa söylediğinin arkasında dur sonradan! )

13)İşsiz bir insana iş buldun mu? Daha çalışmaya başlamadın mı? gibi acayip sorularla onu bunaltmak! Yardımcı olduğunu sanarken onur kıran insanlara kızıyorum!

(Ey bu felaket tellalı insanlar adam zaten iş bulsa çalışır! Bozuk plak gibi sorarak adamın kötü psikolojisini depresyona mı çevirmektir amcınız.Yapmayın gözünüzü seveyim insanları kendi haline bırakın tavsiyede bulunmayın.Mümkünse Bu şekilde yardımcı da olmayın! )

14) Sınırlı internet satıp, sınırsız internet parası alan firmalara!

15) Üst üste gelen zamların ardından tekrar vatandaşı düdüklemeye yönelik zam yapılması.

16) Asgari ücretin hep yerlerde gezinmesini ve bunun sürekli göz ardı edilmesi

17)Duyarlı insanların sayılarının azalmasına kızıyorum ve üzülüyorum.

18) Cebimde hiç bir zaman alışverişe çıkacak kadar paramın olmamasına fitil olurum!

19) Bugün Allah için birşey yapamamış olmama kızarım.

20) Blog yazarlarının içinden gelerek yazı yazmamalarına tessüf ederim.

21) Sırf parası olduğu için birilerine değer verilmesine!

22) Haberlerin sonunda reklam arası verilmesine!

23) Korsan yayına karşı olmamız istenirken , orjinal eserlerin fiyatlarının çok yüksek tutulmasına deli oluyorum!

24) Sattığı malın arkasında duramayan satıcılara lanet okuyorum!

25)Seyrettiği diziler için planlarını değiştiren insanlara !

26) Diliyle farklı , kalbiyle başka şeyler söyleyen hatunlara gıcık oluyorum!

vss .... vsss... vss....

Ohhhhhhhh Beaa Rahatladım !!!


Neye kızdıysam birden tüm kızdığım şeyler film şerdi gibi geçti aklımdan ! Ben bu yazıyı niye yazdım bilmiyorum ama Yazdığım için bayağı rahatladım.

Önemli olan da bu zaten :))) Yupppii Amacıma Ulaştım...


Not : Bu arada yazmak istediğim bir çok şeyide unuttum aceleden! Sizin de sinir olduğunuz bir kaç şeyi eklerseniz listeye sevinirim.




Çoçukken öyle acayip şeyler düşünüp dururdum. Düşündüklerimi kendime bile bir türlü anlatamazdım. Bir süre zaman kavramına takmıştım kafayı. Saate bakıp derdim ki ;
Şu an neler oluyor hayatta? İnsanlar neler yapıyor acaba ?
Örneğin şu saniye dünyaya kaç çoçuk geldi? ben bunları düşünürken kaç insan öldü? Kaç kişi ağlıyor, kaçı gülüyor? Şu saniye ne kadar trafik kazası yaşandı? Kaç kişi şu an sevişiyor. Kaç kişi tuvalette şu an içini döküyor? Kaçı şuan duşta fantezi yapıyor?
Kimler şu an eşini aldatıyor, Kaç kişi şu an aşık oldu? Kaç adet insan tam da ben bunları düşünürken ayrıldı? aynı anda benim gibi kimler böyle gereksiz şeyler düşünüyor gibi sayısı sorulara cevap arardım. Buldum mu peki cevaplarını ? Yok beaa nerde ! Siz biliyorsanız söyleyin de içimde ki çoçuk rahatlasın :)))
İşte böylee tuhaf şeyler düşünürken mutlu oluyordum. Şuan hangi adam hangi karıyı götürüyor. Tuvalette zıçan insan sayısının nüfus yoğunluğunu hesaplamaktan bana neyse! Bunları düşünerek körpe beynimi çöplüğe çevirene kadar derslerime çalışsaydım, belki de okuyup adam olur, japonlarla teknolojide kapışıyor olurdum.
Bu saçmalıkları o zamanlar aklıma düşüreni bir bulsam! tenhada kıstırıp o an tenhada olan insan sayısına çarpıcam :))

deniz feneri !!!

1 Comment yazan ve oynayan; fuzuli 06 Ocak 2010 gunlerden; 1/06/2010

Başlığa deniz feneri dedik diye hemen malum deniz feneri derneği hakkında yazacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun ey sevgili okur. Hele bir otur, bir soluklan, sakin kafa ile yazıyı bir oku, sonra yine hasbihal ederiz !!

En eski örneği, eski adıyla sigeon yani bugünkü ismi çanakkale-kumkale'de yapılmış (m.ö. 7. yy)  yapılara biz Türkçe'de deniz feneri diyoruz. Amaç, gece seyri yapan gemilere, kıyı ve açık alanlardaki kayalıklar hakkında bilgi vermek, seyir konusunda gemilere yardımcı olmaktır. Çok heybetli, çeşitli mimarilere sahip ama hoş yapılardır. Düzenli aralıklarla saçtıkları ışık demetleri ile dosta güven düşmana korku salarlar : ))

Şuraya gelmek istiyorum sevgili okur. Deniz feneri bir simgedir aynı zamanda. Her birimizin hayatında var olan çeşitli kişi ya da kavramlar, bizlerin deniz fenerleridir. Ayrıca hayatımızın belli dönemlerinde farklı farklı deniz fenerlerimiz vardır tıpkı gemiler gibi. Bir gemi ege denizinde seyrederken farklı deniz fenerlerinden yön alır, akdenizde farklı adriyatik ya da baltık denizinde farklı deniz fenerlerine bakar.

Gemi yaşlandıkça, eskimeye ve paslanmaya başladıkça daha kısa mesafelerde seyretmeye başlar, bu kez sadece o kısa güzergahtaki sayılı deniz fenerleri ile yolunu bulmaya çalışır. İnsan yaşlandığı zaman da aynı olmaz mı peki? Çocukluk yaşlarımızda pek çok deniz fenerimiz olur ama en büyük deniz fenerimiz babamızdır. Delikanlı çağlarımızda dışa açılma isteğimiz artar, uzun güzergahlarda seyretmeye başlarız. Dolayısı ile babamızı hem beğenmeyiz, hem de üstüne yep yeni ve ruh halimize daha uygun fenerler bulmaya çalışırız. Yaş biraz daha ilerledikçe, öz limanımıza dönme isteğimiz artar, asıl deniz fenerimizin eski heybet ve ihtişamı ile yolunuzu aydınlattığını görürsünüz ve tüm uzun seyahatlarinizi yine aynı ve ilk olan limanda sonlandırma kararı alırsınız. 

Daha da zaman ilerler, ben daimi aydınlatıcımı, yol gösterenimi buldum dersin ama bu kez de hayatta var olan bazı gerçeklerle yüzleşmeniz gerektiği karşınıza çıkar. Topraktan geldik toprağa gideceğiz derler ya hani, sizin feneriniz de bir gün söner, bundan sonra yolum hep karanlık kalacak, bir daha zaten yolculuk falan etmem ben dedirtir sizlere. Ama yolculuk devam eder tıpkı hayatın her zaman devam ediyor olması gibi..

Deniz feneri bulmak zordur hayatta.. Elinizdeki deniz fenerlerinin değerini bilin derim ben nacizhane önerim olarak !!

Saygılar...

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı